Wet Blue Diary

Doga rehberi in Filedir now

by on Jul.05, 2014, under YAZILARIM

Doğa Rehberi / Android

 

Screenshot_2014-07-03-17-33-21

Leave a Comment :, , more...

DOGA REHBERI (Deniz Canlilari)

by on Jul.04, 2014, under TURKISH MARINE SPECIES DATABASE, YAZILARIM

Screenshot_2014-07-03-17-33-21

Doga rehberi

20 yil gozlem. 7 yil fotograflama.. 5 yil deniz canlisi tanimlama…5 yil canli arama….4 yil kitap yazimi…..3 yil video cekimi……

2 yil kitap basmaya calisma ……1 yil uygulamanin planlanmasi, programlama, icerik girisi, tasarim, bug fixing……

Bilmiyorum ne kadar sualti zamani…
Bilmiyorum ne kadar dalis artik….
Kurumlara, oraya buraya bagli olmadan,
Yalnizca hayal kurarak,
Soylenenlere aldirmadan,
Pozitif dusunceleri isin icerisine katarak,

Malzemeyi alip o yol senin bu yol benim gezerek,
Gece, gunduz, serbest scuba 0-80 demeden dalarak,
Gunlerce, bilmem kac tane, kitap, bilimsel makale tarayarak
Fotograflarin hepsini bir bir isleyerek
Ve videolari hazirlayarak,
4 ay sisteme bu icerigi girmek,
Bu calismanin emegi budur!!
Daha hale yeni giris olan detayli bilgisi bulunmayan 50 adet canli bulunmakta. Ve gun be gun fotograf, video yuklemesi, canli detayi girisi..
Bitmedi bunlarin hepsi devam ediyor…
Kendi basina boyle islere kalkisan salaklari daha cok gormek istiyorsaniz cevrenizde eger, Onlarin mucadelesinde bir nebzede olsun katkiniz bulunmasi yuzunuzde kucucuk bir gulucuk birakiyorsa eger,
Destek verin, Alin ve Paylasin…

https://play.google.com/store/apps/details?id=itech.event

Doğa Rehberi (Deniz Canlıları) 2011 yılında basılan Türkiye Deniz Canlıları Rehberi’nin genişletilmiş bir düzenlemesidir. Önceki çalışmada yer verilemeyen türlere yeni ulaşılan canlılar ilave edilerek 280 tur olan deniz canlısı sayısı 500’e yükseltilmiş olup her geçen gün yapılan yeni güncellemeler ile birlikte yeni canlılar keşfedilmekte ve bu sayı artmaktadır. Bu çalışma Akdeniz Bölgesinde tüm canlı guruplarını içeren kapsamlı bir kaynak kitap bulunmaması nedeniyle, denize ilgi duyanlara rehber olabilmesi amacıyla kaleme alınmıştır. Doğa Rehberi’nin içerisinde denizlerdeki tüm canlıları temsil eden balıklar ve süngerler gibi 11 farklı guruptan 500 tür sualtı canlısı yer almaktadır. Bu kitabın içerisinde yer bulan deniz canlılarına ait kareler Akdeniz, Ege Denizi ve Marmara Denizi, Adriyatik Denizi ve Karadeniz’deki sualtı yaşamını temsil edebilmesi için Türkiye’nin farklı yörelerinde çekilmiştir. Uygulamada yer alan 2000 civarı sualtı fotoğrafının hepsi şahsen çekilmiş olup diğer sualtı fotoğrafçılarına ait fotoğraf kullanılmamıştır. Bunun nedeni de deniz canlılarını sualtında gözlemlemeden onların hakkında bilgi vermenin yanlış olacağı düşüncesidir. Bu uygulamanın en önemli yeniliklerinden biri de, içerisinde barındırdığı farklı türdeki deniz canlısına ait yüksek çözünürlüklü video görüntüleridir (250 adet). Toplamda 20 senelik bir gözlem, 10 senelik kişisel bir çalışma ve 300 adet dalışın ürünü olan bu kareler ve videolar, deniz yüzeyinden 80 metreye varan bir derinlik aralığında, deniz canlılarının mümkün olan her anına tanık olabilmek adına, günün farklı saatlerinde ve geceleri çekilmiştir. Dalışların %70’i Scuba ile %30’u ise, taranabilen alanın mesafesi, sığ bölgelerde hareket kolaylığı ve bazen de teknik imkansızlıklardan ötürü serbest dalış yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bu rehber içerisine sualtında gözlemi yapılmayan ve fotoğraflanamayan deniz canlıları konulmamıştır. Bu nedenle hamsi gibi önemli balıkların ve kırmızı mercan, fok gibi canlıların kitabın içerisinde bulunmaması nedeniyle okuyucudan anlayış bekliyoruz ancak ileriki güncellemelerde bu deniz canlılarının mutlaka göreceksiniz. Bildiğimiz kadarıyla bu çalışma Avrupa’da ve Türkiye’de deniz canlılarına dair yapılan ilk dijital doğa rehberi olma özelliğini de taşımaktadır. Eşsiz sualtı canlılarının inanılmaz öyküleriyle büyülenmiş biri tarafından kaleme alınan ve görüntülenen bu kaynak nasıl bir kitaba sahip olmak isteriz sorusundan yola çıkılarak oluşturulmuştur. Denizlerimizi yeterince tanımıyoruz, önemsemiyoruz ve bir sürü palavra veya abartılmış hikaye nedeniyle denizlerimizdeki canlılardan korkuyoruz. Bu kitap ve çalışma, bir parça da olsa deniz canlılarını tanımamıza, sevmemize ve korumamıza vesile olabilirse ne mutlu! Sayıları azda olsa başta Karakin Deveciyan üstat olmak üzere denizlerimiz ve barındırdığı yaşam çeşitliliği hakkında çalışma yapmış olan tüm yazarlara saygılarımı sunuyorum ve şahsım adına teşekkür ediyorum.

Bu çalışma, ben ve benim gibilerine ışık tutan, yolunu aydınlatan KEMAL GÖKHAN TÜRE’ ye adanmıştır. Biz buradayız abi, gösterdiğin yolda devam edeceğiz….

Gokhan-Ture1-800x533-2

Leave a Comment :, , , , , , , , , , , , , more...

İnsan yapımı nesneler içinde yaşam

by on May.28, 2014, under YAZILARIM

Deniz altındaki canlıları için başlarını sokabilecekleri bir ev sahibi olabilmek en az karadaki gibi zordur. Karada biz insanlar uçuk ev fiyatlarıyla karşılaşırken, sualtı canlıları alan rekabeti gibi bir sorunla karşılaşırlar. Denizlerde yaşamakta olan bazı canlılar avlanmak, avcılara karşı kendilerini koruyabilmek, çiftleşebilmek (Dişiye yavrular için iyi bir bölgesinin olduğunu göstermek) için bir yuvaya ihtiyaç duyar. Tabi her canlının sabit bir yuvası olmayabilir. Bir bölge içerisinde birden fazla noktayı kendisine ev olarak kabul edebilir. Kayaların altları, çatlaklar ve delikler bu canlılar için iyi yuvalar oluşturur ancak bu alanlar her zaman yeterli sayıda olmayabilir. Burada insanların çöp diye denize attıkları veya kazara denize giden yapay nesneler devreye girer, çünkü deniz altında hiçbir şey boşa gitmez mutlaka kullanılır. Petrol ürünü plastik, naylon torba gibi malzemeler haricinde deniz suyu hemen hemen her malzemeyi aşındırma gücüne sahiptir. Denize atılan insan yapımı bu malzemelerin üzeri hiç vakit kaybetmeden zemine yerleşik yaşayan çeşitli deniz canlılarıyla kaplanır. Yüzeyleri deniz tarafından aşındırılıp üzeri tamamen kaplanan bu nesneler kısa bir süre içerisinde balıklar ve diğer deniz canlıları için uygun bir yaşam alanına dönüşür. Sanırım bu malzemelerin çeşitliliği hakkında fazla bir hayal gücüne gerek yok insanoğlu denize her şeyi atabilir ancak bu nesnelerin arasında balıklara uygun ev görevi görebilecek malzemeler arasında neler olabilir; Meşrubat ve bira kutusu, can şişe, sandalye, metal eşyalar, testi, tuğla ve saire. Orfoz, lahoz, diğer hani balıkları ve iskorpit balıkları gibi bir yuva içerisinde yerleşik olarak yaşamakta olan balıklar sıklıkla taş molozları ve metal döküntüleri, dalgakıranlar ve iskelelerdeki kaya çatlaklarını kendilerine yuva olarak seçerler. Bu balıkların yanı sıra müren, mığrı gibi canlılar atık boruları, amforalar gibi ince ve uzun nesnelerin içerisinde yaşamayı, ahtapotlar ise testi ve amforaları yuva olarak kullanmaya bayılırlar.

1-Cam şişe içerisindeki iskorpit balığı, 2-metal molozların altında bir lahoz balığı, 3- Bir meşrubat kutusunu kendisine ev yapan bir benekli hani balığı.1-Bodrum, 1 metre, 2-Kaş, 25 metre, 3- Kaş, 18 metre

 

1-Amforayı ev olarak kullanan bir müren, 2-Sualtına bırakılmış bir testinin içine yerleşen bir ahtapot, 3-Genellikle boşalmış pinaların içerisine yuva yapan erkek ibikli horozbina bir tuğla bloğunun içerisinde. 1-Kaş, 2-Turgutreis, 3-Güllük, 1-20 metre

Horozbina ve gobi balıkları gibi zeminde yaşayan balıklarda insan yapımı, ev kurmaya uygun zemin malzemesinin boşa gitmesine izin vermez, bunların içini hemen doldururlar. İnsan elinde çıkmış nesnelerin içerisinde denizel yaşamın mükemmel şekilde devam edebilmesi ve arıza, fırtına ve savaş gibi nedenlerle batmış gemilerin içinde ve çevresinde müthiş bir şekilde yoğunlaşan deniz yaşamı insanoğluna kendi resiflerini yapmak için bir fikir vermiştir. Normalde fazla bir özelliği olmayan bir bölgedeki denizel yaşamı yoğunlaştırmak için insan eliyle oluşturulan sualtı yapılarına yapay resif denir. Yapay resifler pek çok şekilde oluşturulabilmektedir. Su üzerinde daha önce kullanılmış ancak artık işlevini yitiren su üstü yapılar bu iş için en elverişli ortamlardır. Çalışma periyodunu doldurmuş petrol platformları, uzun seneler kullanılıp emekli edilmiş gemiler, enkaz ve döküntüler bu tür yapılara örnektir. Bu yapıların yanında spesifik olarak inşa edilen PVC boruları, tuğla blokları, lastik, demir gibi malzeme döküntüleri yapay resifler oluşturabilmek için kullanılabilir. Kullanılan veya halihazırda elde olan malzeme ne olursa olsun alg, byrozoa, hidroyid, midye ve diğer kabuklular, sünger mercan, anemon gibi zemine yerleşik olarak yaşayan deniz canlılarına üzerine yerleşebilecekleri sert bir zemin oluşturur. Yüzeyleri kaplayan yerleşik canlı yaşamının ardından bu canlılarla beslenen denizyıldızı, denizkestanesi, deniztavşanları, gastropodlar, solucanlar, karides, yengeç gibi kabuklular gelir. Ortamda yeterli besin ve gizlenecek alanlar olduğunu gören yuvalı balıkların ardından, resif balıkları ve pelajik balıkların gelişiyle ekosistem tamamlanır. Yapay resiflerde yaşayan kaplumbağalar, ara sıra uğrayan köpek balıkları, yunuslar ve dönemsel olarak ziyaret eden deniz canlıları gibi üst düzey avcılarla birlikte ekolojik denge oluşurken doğa herhangi bir türün sayısının manasız artışının önüne geçer. Yapay resiflerin oluşturulmaya başlandığı zamanlardan bu yana bazıları yararlı yapılar olarak ortaya çıkarken bazıları ekolojik sorun

1-3 metrelik bir Osmanlı çapası üzerine yerleşmiş bir deli sünger-Kaş, 25 metre, 2-Pamuk batığı üzerindeki yaşam-Kaş, 40 metre, 3-Yapay resif olması için batırılan Uçak batığı-Bodrum, 20 metre, 4- Yapay resif, SGG Batığı-Bodrum, 23 metre

olarak kendisini gösterdi. Yapay resiflerin oluşturulmasında Scuba dalışın dünya genelinde son 30-40 yıl içerisinde yaygınlaşan bir spor olmasının büyük bir etkisi olmuştur. Scuba dalışı özellikle mercan resiflerinin yoğun olarak bulunduğu tropik adalar ve kıyılarda en önemli turizm aktivitelerinden biri olmuş, yayınlanan deniz belgeselleriyle büyük bir pazar haline gelmiştir. Doğal sebeplerden batmış gemilerin bulunduğu dalış bölgelerini ziyaret eden insan yoğunluğunu gören diğer noktalar kendi batıklarını oluşturmak için birçok tekne, gemi ve uçak gibi insan yapımı aracı batırmışlardır. Turistlerin ziyaret ettiği ülkelerde deniz yaşamını en rahat görebilecekleri yerlerin başında yapay resif olması için batırılmış batıklar gelmektedir. Bu gemiler batırılmadan önce içerisinde ve dışında dalıcıya ve deniz canlılarına zarar verebilecek nesneler çıkartılır ve denizin yok edemediği plastik gibi malzemelerde temizlenir. Em çok canlı çeşitliliğine sahip olan yapay resifler en fazla süreler deniz altında kalanlardır. Ancak yinede bir geminin batırılışının ardından fazla zaman geçmeden üzerinde yaşayan deniz yaşamı hızlı bir şekilde yoğunlaşır. Batıklar gerçekten sualtında uzaktan görüldüğü zaman insanın tüylerini ürperten muhteşem alanlardır. Eğer birde batığın hikayesi varsa ve içerisindeki kargoda çekici bir şeyler bulunmaktaysa ünü çevreye kolaylıkla yayılır. İçine ve çevresine çektiği deniz yaşamı ve canlı çeşitliliğini incelemekte ilginç olabilir. Batırıldığında üzerinde yaşam görülmeyen bir batığın 1-2 sene içerisindeki hali görülmeye değerdir. Tabi batık dalışlarının özellikle içeriye penetrasyon yapılacaksa, en tehlikeli dalış tiplerinden biri olduğunu burda belirmemizde yarar bulunmaktadır. Hiçbir şekilde yeterli eğitim almadan bir batığın içine girilmelidir. Bir batığın içi mağara ortamıyla benzeşir, girişi kolay, çıkışı ise çok zordur ve plansız ve tecrübesiz dalgıçlar için hayati tehlike oluşturabilir. Bunun yanında deniz suyu batığın metallerini korozyona uğratıp çürütmektedir. Dokunduğunuz veya ufakça değdiğiniz bir yer çökme ihtimali veya gövdenize batmasını engellemek için batıktan 1-2 metre uzakta dolaşmanız tavsiye edilir.

Leave a Comment more...

Ortak Yasam

by on May.28, 2014, under YAZILARIM

Simbiyoz yada ortakçıl yaşam, deniz canlıları arasında yaygın olarak görülen bir davranıştır ve birbirinden farklı iki organizmanın genellikle uzun dönemli karşılıklı ilişki kurmasına verilen isimdir. Simbiyoz farklı ilişki tiplerini kapsayan değişken bir tanımdır ve içerisinde doğada örnekleri bulunan mutualizm, ortak ve parazitik yaşam gibi ilişkileri barındırır. Simbiyotik ilişkiler içerisinde bir organizmanın diğer bir canlı içerisinde yaşadığı endosimbiyoz ve organizmanın canlının üzerinde yaşadığı ektosimbiyoz birlikteliklerde bulunmaktadır. Simbiyotik ilişkiler en az bir canlının yaşamını devam ettirebilmesi için şart olan bir şekilde veya ilişki içerisindeki her iki canlı içinde hayati olmayıp, bu canlıların ortaklıktan yarar sağlayacağı, fakültatif şekilde olabilir. Endosimbiyotik ilişkilerde genellikle mikroskobik boyutlardaki simbiyont canlı, dokuları içerisinde yaşamını sürdürebilir.  Tropik denizlerde mercanlara görülen bu tür bir ilişki Akdeniz’deki mercan ve anemon türlerinde de sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Akdeniz’de endosimbiyotik ilişki içerisindeki canlılar arasında C. caespitosa mercanıyla tek hücreli algler (Zooksantel) örnek gösterilebilir. Simbiyotik algler mercanın koruması altında yaşarken, mercan kolonisi alglerin fotosentezi sonucu oluşan besinlerden faydalanır. Ektosimbiyotik ilişkilerde ise konak canlı konakçı canlının gövdesinin yüzeyinde yaşamını devam ettirir. Balinalar ve canlının iri gövdesinde ağız kısmına yapışan kekamoz bu ilişki için verilebilecek güzel bir örnektir. Mutualizm ise farklı türdeki bireyler arasında iki bireyinde bu ilişkiden fayda sağladığı ilişkiye verilen addır. Bu ilişkiye örnek olarak gobi balığının karides ile yumuşak zeminde karidesi kazdığı oyuğun içerisinde kurduğu ortakçıl yaşam gösterilebilir. Gobi balığı yuvanın dışını sürekli gözetler, gelen avcıları karidesi uyarırken, karideste yuvanın içerisini sürekli temizleyerek balığın yumurtaları için güzel bir ortam oluşturur (V. mertensi-A. rapacida). Bu ilişkiye verilebilecek bir başka güzel örnek ise anemon ile palyaço balığının ilişkisidir. Palyaço balığı anemonla beslenen balıkları uzak tutarken, anemonda yakıcı tentikülleriyle derisi özel bir mukus tabakasıyla kaplı olan palyaço balığını korur.  Komensalizm besin ortaklığının tanımında da ise, paylaşım içerisindeki iki canlıdan biri bu ilişkiden faydalanırken diğeri zarar görmez veya bariz bir yarar almaz.

1-Palyaço balığı-Anemon ilişkisi, Anemon yakıcı tentikülleri balığı korurken, palyaço balığı da anemon yiyen balıkları uzaklaştırır, 2-Karides-gobi ilişkisi A. rapacida-V. mertensi, 3-A. viridis anemonuyla G. bucchichi gobi balığı ilişkisi, 4-C. caespitosa mercan kolonisinin dokularında yaşayan tek hücreli algler fotosentez gerçekleştirerek mercana besin sağlar. 1-Koh Tao Adası-Tayland, 2- Hidayet Koyu-Kaş, 3-Minare-Saroz, 4-Cehennem-Saroz, 1-17 metre

Bu ilişkiye örnek olarak D. calidus ve D. arrasor hermit yengeçlerinin taşıdığı deniz kabuğu üzerinde yaşayan C. parasitica anemonu gösterilebilir. Bu ilişki şart değildir ancak doğada sıklıkla örnekleri görülür. Anemon hermit yengecinin besin artıklarından faydalanıp, yengeçle dolaşarak statik olarak besin bekleme durumundan kurtulur. Hermit yengecide bir ahtapot saldırısını sırasında anemonun saldığı yakıcı filamentler yardımıyla savuşturabilir. Komensal ilişkinin bir çeşidi olan metabiyoz, bir canlının diğer bir canlının ölümünün ardından oluşturduğu bir şeyi kullanmasına denir. Hermit yengeçlerinin ölen gastropodun kabuğuna yerleşip yuva olarak kullanması bunun güzel bir örneğidir. Parazitik bir ilişkide ise ilişki içerisindeki canlılardan biri bu ilişkiden yarar sağlarken diğeri zarar görür. Parazitik simbiyozun dış-endoparazit, iç-ektoparazit, üzerinde bulunduğu canlıyı öldüren, nektotrofik ve parazitik canlının yaşamının üzerinde bulunduğu canlının hayatını devam ettirmesine bağlı olduğu biyotrofik gibi tipleri vardır. Balık parazitlerinden Aniclora physodes balığın dış yüzeyine yapışarak besin ihtiyacını balığın kanını emerek karşılarken, bu ilişki sonunda bazı balıkların ölmesine neden olabilir. Temizlikçi karideslerin bir başka deniz canlısını parazitlerden arındırması da simbiyotik ilişkilere güzel bir örnektir ve bu paylaşımdan her iki canlıda faydalanır. Orfoz balığı, müren gibi iri canlılar ağızları çevresinde bulunan parazitler ve yemek artıklarından arınırken, temizlikçi karideste besin ihtiyacını giderir. Temizlikçi karidesler için Akdeniz’de oldukça fazla örnek verilebilir. Urocaridella cinsi karidesler, L. seticuadata ve S. spinosus türleri bunun güzel örnekleridir. Temizlikçi karideslerin temizlik esnasında yaptıkları dans ve orfoz gibi balıkların kocaman ağızlarını açarak karidesin içeri girmesine izin vermesi gibi davranışları izlemeye doyum olmaz. Akdeniz’deki anemonlardan A. viridis anemonu ve pina, P. nobilis en fazla simbiyotik canlı barındıran türlerin başında gelir. A. viridis’le birlikte yaşayan canlılardan anemon örümcek yengeci I. plangium, Pilumnus türü yengeçler, G. bucchichi gobi balığı, Periclimenes ve Leptomysis cinsi karidesler bu canlılardan bazılarıdır. Bana göre görsel olarak en güzel ortaklık ise P. amethysteus ve diğer Periclimenes karideslerin C. aurantiaca anemonuyla oluşturdukları yaşamdır.

1-Urocaridella sp. türü temizlikçi karidesler E. malabaricus türü orfoz balığının yemek artıklarını ve parazitleri temizlerken, 2-P. amathysteus karidesi C. aurantiaca deniz anemonunun yakıcı tentikülleri arasında, 3-Yine U. pulchella karidesi E. caninus Köpek dişli orfozun parazitlerini temizlerken. 1-Koh Tao Adası-Tayland, 11 metre 2-Güllük, 2 metre 3-Datça, 8 metre

Leave a Comment more...

Kuma gomulme Oyunu

by on May.04, 2014, under YAZILARIM

Untitled-1
Trakonya balıklarının kuma gömülme evreleri; Sol kısımda T. araneus/Benekli trakonya sağda ise T. draco/Trakonya

Deniz canlıları avcıların saldırılara karşı kendilerini korumak ve avlanabilmek için birçok yöntem geliştirmişlerdir. Aşırı derecede bir baskının olduğu bu ortamda nesillerini devam ettirebilmeleri için etkili çözümler bulmaları gerekir. Kuma gömülebilme kabiliyetide saldırgan bir balıktan kaçabilmek için en etkin çözümlerden biridir. Akdeniz’de kumul alanlarda yaşayan Ustura balığı, Xyrichtys novacula balık türü en ufak bir tehlike hissettiğinde inanılmaz bir süratle kuma dalar ve bir anda görünmez olur. Aynı şekilde gündüzleri kum içerisinde saklanan ve geceleri ortaya çıkan Ariosoma balearicum balığı, tehdit hissettiğinde hemen kuma saklanır. Kuma gömülerek avcılardan korunan tek canlılar balıklar değildirler elbette, yengeçlerden, karideslere, gastropodlardan deniz kestanelerine birçok canlı kum içerisinde gizlenir. Minik hermit yengeci D. pugilator kuma gömülme yeteneğini her fırsatta kullanır, A. spinulosus deniz yıldızı çoğu zaman kuma gömülü şekildedir, E. cordatum deniz kestanesi tüm yaşamını kum içerisinde geçirir. Avınızı kovalayarak gereksiz enerji harcamak bazı balıkların tarzı değildir. Bu canlılar bu tarz saldırılar yerine kuma gömülür, doğru zamanın gelmesini sabırla bekleyerek saatlerce hareketsiz kalır ve avları yeterince yakına gelincede inanılmaz hızlı ataklar gerçekleştirerek avlarını yakalarlar. Kuma gömülerek saldırı gerçekleştirme davranışının altında yatan sürpriz unsuru askeri operasyonlarda da kullanılmaktadır ve bir saldırının başarılı olabilmesi için en gerekli olan unsurlardan biridir. Bir saldırı gerçekleştirecek olan canlı süpriz unsurunu kullanarak kendisine avantaj sağlar ve avı toparlanamadan yakalayarak ve midesine indirir. Kuma gömülme yetisi bu canlıların nesiller boyunca evrimleşerek mükemmelleştirdiği bir yetenektir. Akdeniz’’de bu stratejiyi en iyi kullanan balıklardan birisi trakonyalardır ve tüm gövdeleri bu işlev üzerine tasarlanmıştır. Trakonyalar ve kurbağa balıklarının pektoral yüzgeçleri canlının saniyeler içirisinde kuma gömülebilmesini kolaylaştırmak için bir kürek görevi görür. Çıkık gözler, suyu gövdeye alarak nefes almarını sağlayan burun delikleri ve büyük ağız balığın kuma gömüldüğünde dışarıda kalacak şekilde kafanın üst bölümünde yerleşmiştir. Gövdelerinin kafa bölümü kumla aynı seviyede kalacak şekilde yassıyken, bedenleri karın kısmına doğru kuma gölmülmeyi kolaylaştıracak şekilde keskinleşir.

Untitled-11-2 U. scaber, 3-4 A. balericum, 5-6 M. kerathurus, Kuma gömülen deniz canlıları arasında en ilginçlerinden biri gündüzleri kumda saklanan geceleri dışarı çıkarak avlanan M. kerathurus (Jumbo) karideslerdir. Kuma gömüldüğünde denizaltı periskobunu andıran kırmızı pörtlek gözleri ve ördek gagası şeklindeki komik kafasıyla bu karideslerin görüntüsü eşsizdir.

Leave a Comment :, , more...

Özel Gösterim / 100 Milyon Yıllık Yolculuk

by on Dec.31, 2013, under KAŞ, VIDEO

Özel Gösterim / 100 Milyon Yıllık Yolculuk

Yayın Saatleri
31.12.2013 – 22:30
01.01.2014 – 10:15
03.01.2014 – 15:15
04.01.2014 – 16:35
05.01.2014 – 14:00
11.01.2014 – 23:35
12.01.2014 – 12:30
18.01.2014 – 23:10
19.01.2014 – 14:50
30.01.2014 – 21:30
31.01.2014 – 09:45

http://www.iztv.com.tr/program.aspx?id=1836

Her yıl güneşin güney kumsallarını ısıtmaya başladığı aylarda, Hatay Samandağ’dan Köyceğiz’in Ekincik kumsalına kadar uzanan Akdeniz sahilleri, kadim misafirlerini ağırlamaya başlar. Gecenin karanlığında, dişi deniz kaplumbağaları kendi doğdukları kumsala geri döner. Ve o kumsala geleceği bırakır…

Türkiye’nin belgesel ekranı İZ, kapsamlı bir yapımla, deniz kaplumbağalarının 100 milyon yıllık yolculuğunun izini sürüyor. Danışmanlığını WWF-Türkiye doğa koruma yönetmeni ve su ürünleri mühendisi Ayşe Oruç’un yaptığı, çekimleri 6 ay süren belgeselde deniz kaplumbağaları tüm yönleriyle mercek altına alınıyor. Deniz kaplumbağalarının insanlık tarihinden çok daha eski hikayesi ve nesli tehlike altındaki türün geleceği, bu alanda uzman bilim insanlarının rehberliğinde ekrana geliyor. Doğuda Samandağ’dan, batıda Caretta Caretta’ların Akdeniz’deki en önemli yuvalama kumsalı olarak gösterilen Dalyan’a uzanan yolculukta, sanayi tesisleri tarafından işgal edilmiş yuvalama alanlarından çöplüğe dönüşmüş sahillere, kıyı erozyonunun ele geçirdiği kumsallardan bilinçsiz balıkçılığın kurbanı olmuş sakat kaplumbağalara, türü bekleyen tehlikeler belgeleniyor. “100 Milyon Yıllık Yolculuk”, Akdeniz’in karşı kıyısına, KKTC kumsallarına da uzanıp, burada Türk ve yabancı bilim insanları tarafından yapılan çalışmalara tanıklık ediyor. Dalyan ve Mersin’deki rehabilitasyon merkezlerinden, Avrupa’nın en deneyimli kaplumbağa rehabilitasyon merkezi olarak gösterilen İtalya’nın Napoli kentindeki Turtle Point’e uzanıyor. Dalyan’daki DEKAMER’de tedavisi tamamlanan Melissa’nın İztuzu Plajı’ndan, İstanbul’daki Turkuazoo’da nekahat dönemlerini tamamlayan iki deniz kaplumbağasının Mersin’den ve Turtle Point’te yeniden sağlığına kavuşan İlaria’nın Fusaro kumsalından birer uydu takip cihazı eşliğinde Akdeniz’e salınmalarını görüntülüyor. İsrail’den İstanbul Akvaryum’a getirilen engelli deniz kaplumbağası Gal, 1986 yılında başlatılan kampanya sonucunda Köyceğiz-Dalyan’ın Türkiye’nin ilk Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesine uzanan süreç, Akdeniz sahillerinde 10 yılda bir yapılan yuvalama kumsalları izleme çalışmaları ile deniz kaplumbağalarına gönül vermiş bilim insanları, sivil toplum kuruluşları, araştırmacılar, su altı fotoğrafçıları da belgeselde yerlerini alıyor.

Akdeniz’in Kadim Denizcileri
Bugün, dünya denizlerindeki yedi deniz kaplumbağası türünden iki tanesi Akdeniz’de yuvalıyor; iribaş deniz kaplumbağası (Caretta Caretta) ve yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia Mydas). Türkiye, Yunanistan’la birlikte bu iki türün Akdeniz’deki en önemli yuvalama alanlarının başında geliyor. Özellikle yeşil deniz kaplumbağası nüfusunun yarısından fazlası Türkiye’de yuvalıyor. Her yıl yaz başında kendi doğdukları kumsala gelen deniz kaplumbağaları, yarım metreyle 1 metre arasında derinlikte yuvalar kazarak 50-150 arası yumurta bırakıyor. Yaklaşık 2 ay sonra yumurtadan çıkan yavrular, denize doğru zorlu ve tehlikelerle dolu yürüyüşlerine başlıyor. Deniz kaplumbağası yavruları hayata yalnız başlıyor. Ama doğa onları ne yapmaları gerektiği bilgisiyle donatmış olduğundan, içgüdüsel olarak yumurtayı kırar kırmaz önce kumun yüzeyine, ardından denize yöneliyorlar. Ancak denize ulaşabilmek de hayatta kalmaları için yeterli değil. Her 1000 yavrudan yalnızca bir tanesi ergenliğe ulaşabiliyor.

100 milyon yıldır dünya denizlerinde kilometrelerce yol kateden deniz kaplumbağalarının geçtiğimiz yüzyıl içinde yoğun bir şekilde sömürülmesi, Akdeniz’deki kaplumbağa popülasyonlarında ciddi bir çöküşe sebep olmuş durumda. Tür halen tesadüfi yakalama, kasıtlı öldürme, tüketme, yumurtaların toplanması, tekne darbeleri, kritik habitatların zarar görmesi gibi tehditlerle karşı karşıya.

Deniz kaplumbağalarının asırlar ve okyanuslar aşan 100 milyon yıllık yolculuğunu, sınırlar aşan bir belgeselde, İZ’de izleyin!

Leave a Comment :, , more...

Akdeniz’in zengin tarihi kayıt altında

by on Nov.25, 2013, under YAZILARIM

Arkeolog ve dalgıçlar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle Kaş’ın derinliklerine indi. Ekip, Geç Roma ve Bizans döneminden kalan 4 batığı ve etrafa yayılan amforaların fotoğraflarını çekti

Fotograf ve Video Goruntuleme: MERT GOKALP 

Akdeniz’in zengin tarihi kayıt altında

Tarih boyunca onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Akdeniz kıyılarının su altındaki zenginlikleri, kayıt altına alınmaya başlandı. Türkiye’nin derinliklerindeki kültür hazinelerinikorumak için harekete geçen İstanbul Teknik Üniversitesi ve California Üniversitesi öğretim üyeleri ve bilim insanları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin alarak Kaş’ta çalışmalarını tamamladı.

Türkiye Sualtı Kültür Mirası Sanal Müzesi kapsamında önce derinlerdeki gemi batıklarını ileri teknoloji cihazlarla belirleyen ekip, daha sonra dalışlar yaptı. 15 kişilik bilimekibi Kaş’ın 4 farklı koyundaki 4 gemiyi görüntüledi. Batıkların su altındaki görüntüsünün 3 boyutlu haritasını da hazırlayan ekip, Geç Roma (M.S. 3-4. YY) ve Bizans (M.S. 5-15. YY) döneminden kalan 4 yeni ahşap batığı ve etrafa yayılan amforaları görüntüleyerek binlerce yıl önce sulara gömülen gemilerin taşıdığı yük ve rotaları hakkında ipuçları edindi.
Türkiye Sualtı Kültür Mirası Sanal Müzesi kapsamında hazırlanan proje hakkında bilgi veren Dr. Güzden Varinlioğlu, “Çalışmalarımız sonunda bölgenin mükemmele yakın bir su altı arkeolojik haritasını çıkarttık. Amacımız aynı yöntemlerle başka bir bölgeyi araştırıp dünya arkeolojisinin hizmetine sunmak” dedi.

http://gundem.milliyet.com.tr/akdeniz-in-zengin-tarihi-kayit/gundem/detay/1796518/default.htm

Leave a Comment :, more...

Sualti Kultur Mirasi – Underwater Culture Heritage

by on Nov.22, 2013, under VIDEO

Virtual Museum of Underwater Cultural Heritage

What is this? A campaign for a research project on nautical archaeology of Turkey

Who are we? As members, volunteers and supporters of Underwater Research Society of Turkey, we are research divers from all over Turkey. Since 2007, we have been looking for shipwrecks, sunken harbors, any trace of ancient cultures. So far, we found 7 ancient shipwrecks and more than 700 archaeological objects along the Lycian coast of Turkey.

Here you are…

Museum without walls:

The museum is considered to be the ideal place for the highest level of preservation for cultural heritage. However, separated from its context, isolated from its meaning; the cultural heritage of various spaces and time is enclosed in a single place, a heterotopian space as defined by Foucault. After the advent of digital technologies, the meaning of museum has shifted using the virtuality, giving birth to a new concept of virtual museum. In the digital domain, peculiarities of museum, library and archive have merged into each other. As opposed to brick and mortar versions, these institutions are liberated in many aspects. Referring to Malraux, the digital heritage has become a separate
entity, detached from its original context, bringing new opportunities to the digital heritage data. In this specific example on underwater cultural heritage data, the musealization of nautical archaeology will both create a reference data for further academic researches and promote the dissemination of underwater cultural heritage. To accomplish this aim, this project proposes a framework of a virtual museum that incorporates the practices of collection, preservation, research, visualization and exhibit, thus offers new approaches to the preservation of cultural heritage.

Proje Tarihçesi

Kaş Arkeopark Deneysel Arkeoloji Projesi (2006) ile dünyanın en eski batığı Uluburun arkeolojik kazı alanı ve, ULUBURUN III isimli gemi canlandırılmaları yerel destekler, belediye ve kaymakamlık destekleri ile sualtına yerleştirilmiştir.

Türkiye Sualtı Kültür Mirası Sanal Müzesi: Kaş Arkeopark Pilot Projesi (2007) ile internet ortamında bu alan TÜBİTAK desteği ile tanıtılmış, Erkut Arcak Kaş Arkeopark Bilim Kampı (2008-2011) ile ulusal boyutta TÜBİTAK NAS ve Avrupa Birliği destekli bir eğitim programı ile yeni nesil korumacı – araştırmacı bilim adamı adayları yetiştirilmiş, Sualtı Kültür Mirası (2008-2011) ile bölgedeki arkeolojik buluntular TÜBİTAK, ARİT, AKMED destekleri ve İSKEN sponsorluğunda tespit edilmiştir. Yöre gençlerini hedef alan Genç Arkeopark (2010) Avrupa Birliği projesi ile, bilim insanı adaylarının eğitimine yönelik Kaş Tarihtir (2011) Dünya Bankası projeleri de tamamlanmıştır.

2013 yılında ise Sanal Müze projesi ile, Türkiye’nin sualtı kültür envanterinin sayısal ortamda canlandırılmasına yönelik bir internet platformu yaratılacaktır. Türkiye kıyılarında sualtı kültür hazinesi, ileri teknoloji cihazlarla görüntülenerek, zenginleştirilmiş görsellerle oluşturulan sanal müzede yer alacaktır. University of California Los Angeles (UCLA) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ortaklığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ile yürütülmekte olan bu projemiz, akademik olarak TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi) tarafından, lojistik olarak Kaş Belediyesi ve Kaş Kaymakamlığı tarafından desteklenmektedir. Tüba tarafından ekipman desteği bu sene için tamamlanmıştır.

Sualti Kultur Mirasi – Underwater Culture Heritage from mert gokalp on Vimeo.

Leave a Comment :, , , , , , , , , more...

SWIMBABY

by on Jul.04, 2013, under VIDEO

Swimbaby from mert gokalp on Vimeo.

This video is done for promoting the baby swimming classes of my dear friend in Istanbul-Turkey

Yasemin Saner Culha
Bebek ve Okul Oncesi Yuzme Egitmeni
swimbabyturkiye.com

mertgokalp.com

Related Images:

Leave a Comment :, , , , , more...

Kas Underwater

by on Feb.27, 2013, under VIDEO

Kas Underwater from mert gokalp on Vimeo.

Marine ecosystem of Kas, Turkey.
Diving locations wreck and amazing sea life

www.mertgokalp.com
www.wetbluediary.com

Marine ecosystem of Kas, Turkey.

Diving locations wreck and amazing sea life

mertgokalp.com
wetbluediary.com

@ Mavi Insanlar

Related Images:

Leave a Comment :, , , , , , , , more...

Looking for something?

Use the form below to search the site:

Still not finding what you're looking for? Drop a comment on a post or contact us so we can take care of it!